20 Kasım 2008 Perşembe

Müjde Ar vs Laik (!) Kadınlar

Geçtiğimiz günlerde CHP'nin, Genel Başkan Deniz Baykal'ın bizzat katıldığı törenlerle, çarşaflı ve türbanlı kadınları partiye üye olarak kabul etmesiyle yeni bir tartışma başladı. CHP çizgisini bozuyor mu? Parti laiklikten uzaklaşıyor mu?

Saldırılar, Parti'nin içi de dahil olmak üzere değişik kesimlerden yoğun bir şekilde sürüyor. Samimi olunmadığını düşünenler de var, her seçim dönemi öncesi birbiriyle çelişen yeni, popülist bir söylem (birinde devrimci, bir diğerinde aşırı milliyetçi, şimdi de muhafazakâr, vb.) geliştirildiğini düşünenler de.

Saldıranlara söylenebilecekleri yeni Sorosçu (!) Can Dündar çok güzel ifade etmiş: "Siyasetin Türkiye’ye sağlayabileceği en büyük fayda, bu sosyalleşmedir. O yüzden CHP kendi sınırlarını aşmak, Türkiye’nin önünü açmak istiyorsa hızla kitleselleşmeli ve AKP’nin yaptığı gibi, kadını evinden dışarı, partiye, kursa, siyasete çekebilmelidir. Yakasına rozet takılan kişi, yarın rozetiyle kıyafeti arasında bir uyumsuzluk hisseder ve yeni arayışlara girerse siyaset, üzerine düşeni yapmış demektir".

Asıl gelmek istediğim konu bu değil. Özellikle bu kadınların hemcinsleri başta olmak üzere, bazılarının bu ve benzeri konulardaki tabir-i caizse şahince yaklaşımları. Hemcinsleri dediklerimin başındaysa Pınar Kür, Ruhat Mengi gibileri geliyor. Sorarsanız muhtemelen kendilerini "laik, Cumhuriyet kadınları" olarak tanımlayacak olan bu kadınların karşısında neyse ki Müjde Ar gibi olaylara daha sağlıklı, soğukkanlı, hümanist yaklaşabilenler var da içimiz bir nebze olsun rahat ediyor. NTV'deki programlarında (Haydi Gel Bizimle Ol) ikisinin de görüşlerini öğrenme olanağı bulduk; aslında daha ziyade Müjde Ar'ın görüşleri, Pınar Kür'ünse garip mimikleri. Müjde Ar, eğer samimilerse bu olayda eleştirilecek bir yan olmadığını, hatta olumlu bir gelişme olduğunu söylerken; Pınar Kür ise Çiğdem Anat'la birlikte bu tip insanların CHP gibi partilere üye olarak kabul edilmemeleri gerektiğine ve popülist bir politika izlenmekte olduğuna dair görüş belirttiler.

Amaç kadınlarımızın özgürleşmesi ise; bu onları dışlayarak değil, aksine aramıza alarak, belki de görmedikleri bir dünyayı, zihniyeti kendilerine göstererek başarılabilir. Yoksa onlara bakıp kendimizi daha akıllı, daha çağdaş sanarak değil. Araç ise; başkalarına bakıp kendimizi üstün görmek değil, herkese değişik yollar da olduğunu göstererek, ama son kararı yine de onlara bırakarak, daha sağlıklı bireylere ve sonucunda da topluma ulaşmak olmalıdır.

Kendilerini laik ve Cumhuriyetçi olarak tanımlamak isteyen ama Ruhat Mengi ve Pınar Kür ile aynı kefeye konmak istenmeyen büyük bir kesim de olduğunu belirtirken, çevirdiği filmlerle toplumumuzdaki cinsel tabuların yıkılmasında büyük rol oynayan Müjde Ar'ın bu konuda da öncü olmasını diliyoruz.

Hiç yorum yok: