FB'nin zor deplasmanları olması şampiyonluk yarışında dezavantaj olarak görülüyor ama zor maçlardaki konsantrasyonları bunu avantaja da dönüştürebilir. Son üç maçtaki performansları sezon başından beri ilk kez şampiyonluk için ümit veriyor.
Semih'in ilk golü atarken aldığı pozisyon, golcülük dersi; özellikle de Kayserisporlu oyuncuların aldıkları pozisyonlar göz önüne alınırsa. Gol vuruşu da gözden kaçmış olabilir ama ustaca. Aynı anda kaleye hareketlenen Edu, Lugano ve Deniz o vuruşu yapamazlardı. Ayrıca topu ileride tutarak, pres yaparak takımını ileri taşımayı da ihmal etmiyor. Dikkat ederseniz Gökhan Gönül geriden Semih'e uzun top atılır atılmaz ok gibi ileri fırlıyor. Bu da takımın bu anlamda ona ne kadar güvendiğinin göstergesi. Gerçi Kupa’daki Sivas maçında Semih topu kaptırınca Gönül'ün boşalttığı yerden golü yediler ama bu tolere edilebilecek bir hata oldu.
Gökhan Gönül yine çok etkili. Son maçlarda presi ileride başlatması yeni bir artısı. Ama halen ortaları çok etkili değil. Takımın en iyilerinden.
Edu formayı geri aldı, ama Önder son maçlarda gösterdiği performansla sanki birkaç maç daha oynamayı hakediyor gibiydi. Tek dezavantaj, Önder oynadığında Lugano'nun alışkanlığının tersine sol stoper oynamak zorunda kalması olabilir.
Uğur Boral, ligdeki Sivas maçındaki gibi kötüydü ve ilk yarı sonunda oyundan alındı. Arkasında Vederson oynadığında daha iyi oynuyor gibi bir intibâ oluştu ama R.Carlos da maça ağırlığını koyan oyuncu olunca oyundan çıkan Uğur oldu.
Bu maçta aksayan isim Emre oldu. Kötü oynamadı ama çok etkili gözükmedi. Cangele'ye saha kenarından yaptığı "boğaz kesme" hareketi sonrasında, Aragones çok akıllı bir hareketle onu oyundan aldı ama bir kişi eksik oynandığı ve Alex ile Semih'in de oyunda olduğu o dakikada Güiza'nın girmesi şaşırtıcıydı.
Volkan Demirel, Kayseri'nin tek hücum opsiyonu gibi görünen (ki ligde 23 maçta sadece 21 gol atabilmeleri de bunun göstergesi) Mehmet Topuz'un uzaktan şutlarında güven verdi. Ama Eren'in kramponu göğsünde 7 cm'lik yırtık açtığında sinirlerine hakim olamadı ve kırmızı kartı gördü. Geçen sene Lincoln ve Koller'e yaptıklarından sonra klasik haline geldi yorumları da yapılabilir ama muhtemelen o anda canı çok yandığından pek sağlıklı düşünemedi. Ki hareketi de çok sert değildi. O anda daha sert bir hareket de yapabilirdi.O pozisyonda Eren'in kart almaması düşündürücüydü. Hakeza M.Topuz'un Semih' yaptığı hareket sonrası sadece sarı kart görmesi ve maçın başında Deniz Barış'ın yaptığı 3. hafif faul sonrası sarı kart görürken Kayserili hiçbir oyuncunun kart görmemesi de.
Ve Alex... Avrupa'da bu tip oyuncular artık oynayamıyor yorumları çok revaçta. Attığı golde topu önüne alışı ve ters ayağıyla yaptığı vuruş bu yorumları yapanları haklı çıkarıyor!!!
Son paragraf da Tolunay Kafkas'a... R.Carlos daha yanına yaklaşmadan garip hareketlerine başlamış olmasına rağmen, “Elimi itti, ben de çekmesini söyledim. Burada biz atomu parçalamıyoruz, futboldan para kazanıyoruz. İnsanların isimleri önemli değil ama biraz daha mütevazı olmaları gerekir” açıklaması garipti. Bunu, Ertuğrul Sağlam'dan devraldığı takımı iki senedir bir adım ileri götürememiş olmasının yarattığı stresle açıklamak mümkün değil. Maç sonrasında R.Carlos'un Kafkas için "Adını bile sizden öğrendim" demesi de ona yakışmadı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder