23 Nisan 2009 Perşembe

El Pipita

River Plate oyuncusuyken, iki yıl önce genç yetenek olarak 6,5 yıllık sözleşme imzaladığı Real Madrid'de yavaş yavaş da olsa gerçek bir yıldıza dönüşmeye başladı. Los Galacticos dönemi sonrası daha az yıldızlı bir kadroya sahip olan takımda, Van Nistelrooy ve Raul'un yedeği, bazen de sağ kanat oyuncusu olarak düşünülüyordu ama Van Nistelrooy'un sakatlığı sonrası sürekli oynamaya başladı ve gün geçtikçe performansını artırdı. Bu hafta içinde Getafe'ye attığı 2 gol de gösterdi ki Real'in Barcelona'nın peşini inatla bırakmamasında payı büyük.

Bu yıl şu ana dek La Liga'da oynadığı 28 maçta (26'sı ilk 11, 2'si sonradan oyuna girerek) 18 gol kaydetti.

Melektaşı olan babası Jorge "El Pipa" Higuain'in Brest için oynadığı dönemde 10 Aralık 1987'de Fransa'da doğan Gonzalo Gerardo Higuain hangi milli takımı seçeceğine uzun süre karar verememişti. Sonunda Arjantin milli takımı için oynamak istediğini açıklayınca, Fransa da babası Arjantinli olan David Trezeguet'nin yerini aynı orijinli bir oyuncuyla doldurma şansını kaçırdı. "Kaçırdı" dedik ama Maradona'nın onu henüz milli takıma çağırmamış olduğunu da belirtelim.

Hiç yorum yok: